DOĞ VE SAKIN ÖLME

Acziyetinin farkında olamayan insan…

Her saniye idrak kanallarına hücum yapsa da bu durum benliğine geçiş izni vermez bu mahlûk

Öleceksin sesleri zihninin duvarında yankılansa bile duymaz, duymak istemez, istemez…

İstediği şey sadece yaşamaktır çünkü.

Sorumsuzca, sınırı olmadan, hesap vermeden, sualsiz bir hayat…

Soru yoksa cevap da yok. Neden yoksa sonuç da yok. O zaman yaşamak niye?

Sadece yaşamak…

Yaşamak için korkmak gerek.

Neyden korkmak?

Yaşamına engel olan her şeyden…

Neyden korkuyorsan onun için yaşarsın. Korkuların korktuğun gibi olmasın diye.

Mesela bir orman yanar sen nefessiz kalmaktan korkarsın. Doğa sevgisi kisvesine sadece ormanlar yanınca bürünürsün. Ömrün boyunca bir fidan dikmemişsindir. Bir ağaca su vermemişsindir. Ağaçla ilişkin sadece bir bıçak ve sevdiğinin baş harfinden başka bir şey değildir.

Mesela bir kadın öldürülse ayağa kalkarsın. Ayağa kalkmadığın zamanlar ise arkadaşlarınla kadını diline meze yaparsın. Kadın dersin ölmesin ama sen anneni dinlemez, çocuğuna Allah’ı anlatmazsın. Özgürlük uyuşturucusunu zerk edersin kızına, karına. Fıtratı kaldırırsın evinizin damına. Öğle bir çağdır ki bu sadece isteğin o konfor için paranla anneliği satın alırsın.

Mesela deprem olur, sallanır bedenin. Toplanma yerlerine bakarsın evinin bilmem kaçıncı katından. Çıldırır ve haykırırsın nerede devlet diye. Ama eline geçse yüklü bir para hemen dikersin bir apartman. Kaç kere kurmuşsundur bunun hayalini. Ama unutursun mahşeri. Asıl toplanma yerini.

Bir yerin ağrısa koşarak gidersin hastaneye. Doktor hastasın dese çıldırırsın. Ağlarsın. Ancak biri onur, şeref, ahlâk elden gidiyor dese çevirirsin yüzünü kendi çöplüğüne. Sana göre kaliteli olan uzun yaşamaktır. Ne yaşadığın değil. Nasıl yaşadığın değil. Ne yaşattığın değil.

Makam için bütün şerefini ayaklarının altına alırsın. Sonra ayaklar altındayken şeref ararsın. Bu duruma düşmekten öyle korkarsın ki korkulacak işler yaparsın. Peki, ne için?

Sadece yaşamak…

İnsanın özeti doğmak ve ölmemektir.

İşte olan bu. Peki, olması gereken ne?

Sadece iki kelime:

Kul olmak

NURULLAH HATİPOĞLU

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir