AŞK YOLU

Ruh idik, çamura büründük vardık dünya avlusuna,
Gönüller yapmaya geldik, biz bu dostlar tarlasına.
Sen iste yeter ki gönülden, bulduran olur elbet hidayet,
Tek bir şart vardır, haddi aşıp, var olana etmez isen şikâyet.
***
O Allah ki, “kün” deyip oldurtmuştur on sekiz bin âlemi
Lakin imtihan bu, ağırdır elbet ama dağına göredir zemheri
Sabredersen, derdin ile yücelenip dağ boyunu aşarsın,
Ödülün gülcemaldir, inan yeter ki, secdene şükür ile koşarsın.
***
Gel derim, gel hele burada vardır hasretin sonu,
Vuslat yolunun tarifi tektir, o da, hû deyû deyû.
O gönül ki, varlık arar aşkı için pervane,
Hiç diler mi yansın, bir kez olsun pare pare.
***
Eğriyi geçip doğru bilmeye daha ne ararsın kendine sebep,
Erenler der ki her şeyden evvel, edep ya hû edep!
Bahane çoktur ararsan, yanmaya sâde aşk olmalıdır baki,
Aşka şarap istersin, sabret çünkü yalnız O’dur saki!
***
Önün bilmez ardın bilmez, gariban bir kulsun,
Demişler ki körsün sen, nasıl görürsün,
Demiş ki, köre göz, sağıra kulak, dilsize dil gerekmez,
Bu öyle bir şeydir ki gönülsüze görünmez.
***
Senin ecdadın, şâhın, ayıp örten altından bir bezdi,
Ama o arlanmaz dilin, hala küfür saçar, hâlâ müstehzi!
Doğrul, yoğrul, gayrı mayanı tuttur,
Bu dünya değil, ancak öte dünya bize yurttur!

ÖZGENUR KARACA

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir