ÇAYLAK MASALCI

Son zamanların popüler söylemi “anda kalmak”. Ne dediği çok açık ne anladığımız ise muallak. Psikoloji için derler ya hani geçmişi uzun ama tarihi kısa diye. Onun gibi bir şeyler işte. Hep vardı yani hep de olmalı zaten…  “Anda nasıl kalınır”ın yolunu aramaya çalışmak için bile çalışmak mı gerek yoksa biraz rahat bırakmak mı şu iki nefesi? Hani alma ve vermeden ibaret-miş gibi gözükeni.

Allah’ın kevnî ayetleri vurgulaması, mucize isteyenlerin farkındalığını artırması gerektiğini söylemesi, misaller vermesi, kıssalara dikkat çekmesi hep insana sunulan birer “anda kalma” eylemi değil mi? Koşsak da, kalksak da, dursak da, dalsak da, çıksak da zaman bize aldırmaksızın kendi işini yapıyor. Bir günün sonunda elimizde zihin haritamızın zamanı durdurduğumuz ender dakikaları kalıyor.

İşte burada unutulmaya yüz tutmuş bir kaynağın varlığı buradayım diyor. Masallar… Anadolu kadınlarının evlatlarına anlattığı, bu topraklarda asırlardır yapılan ve bize emanet edilen ciddi bir miras. Masallar sizi alıyor olmadığınız ama hep olmak istediğiniz kişi yapıyor. Uçuruyor, duvardan geçiriyor, kahraman yapıyor, ürettiriyor, hayal kurduruyor ve mutlaka adalet diyor. Gerçek hayatla her an bağlantı kurabileceğiniz bir düşler ülkesi… Masallar asrın çocuklarına ulaşmaz onları açmaz sıkılırlar diyenlere sesleniyorum. Bu dünya çocuklukta kurulmalıydı evet. Çocuk yatarken değil, uyandığında dinlemeliydi masalları ki o kafa zehir gibi işlesin. Yaşadığı her şeyi hareket hâlindeki zihni ile görsün. Ama görünen o ki masallar daha çok bizim için. Onlar zaten hayret ve hayranlık makamındalar. Güzel rehberlik onların içindeki zamanı durdurma gücünü zaten ortaya çıkaracak.  Ama bu duyguları çoktan rafa kaldırmış biz büyükler için masal dünyası hengâmenin içinde bir duraklama alanı. En çok da içimizdeki çocuğun gözlerine bakan birer yardımcı…

Ben çaylak masalcı olarak evimin bahçesindeki demir kapıdan çıkarken bana gül uzatıldığını gördüm. Toprağın bana kocaman açmış bir gülü sunması ile başladı her şey… O gül çiçekken, tomurcukken ve kocaman olurken ben sadece yanından geçip gittim. Şimdi ise masallarla açılan dünyamdan sessizce kendini kışa teslim edişini seyrediyorum…

Masal geleneğini biz de devam ettirelim o zaman. Gökten üç elma düşsün. Hepsi de zamanı durdurmaya hazırlanan tüm çocuk ruhlulara gelsin.

İFFET KUTLU

One thought to “ÇAYLAK MASALCI”

  1. Sürekli koşturmaca ile geçip giden ama bir türlü bir yerlere yetişemediğimiz günlerimizde zamanı durdurup an’da kalmak için sanırım ihtiyacımız ‘Büyüklere masallar’

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir