EVLİYA ÇELEBİ VE BİZİM ÇOCUK

Dijital bir dünyada gözlerinde mavi ekranın ışığı ile yollarını bulan kendi dünyalarının sanal seyyahıdır 21. yüzyıl çocukları.

Batı’nın kültürünü değil tekniğini alalım diyen “üstad”lar, her tekniğin kendi kültürünü de beraberinde getireceği gerçeğini unuttular. Batı, dünyadaki refahı ilerlemede ve ilerlemeyi de teknikte buldu. Ve İslâm coğrafyasının kucağına “İslâm terakkiye manidir.” cümlesini bıraktı ki onunla oyalansın diye. İlerlemenin ne pahasına olursa olsun insanı, kültürel ve dinî değerleri göz önünde bulundurmadan gerçekleşmesi için insanlarımız uğraştı ve uğraşıyor.

Evliya Çelebi gece dinlenip sabah çıktı yola Osmanlı’nın topraklarında. Heybesinde kalem, mürekkep ve somun ekmekle… 21.yüzyıl çocuklarının heybeleri bomboş. Onlar yük taşır sırtlarında. Zamanın, reklamların, internetin, sahte kültürün, sokağın  dayatması vardır içinde.

Eğer güçlüysen kültürel baskı yapabilirsin her topluma. Direnmek onlara kalmış. Haçlı ve Moğollar gelmiş, istila etmiş ve gitmiş. Bu topraklarda etkileri bir süre sonra silinip gitmiştir. Ancak Batı’nın şu anki baskısı zihinlere, davranışa, zevklere yani yaşamadır. Aslında bu baskıya en çok dayanan ve muazzam direnç gösteren İslâm coğrafyasıdır. Günümüz çocukları bu atmosferde gelmişler dünyaya. Ben bu atmosferi beğenmedim solumam diyemez ki. Ciğerlerini kadar çekmiş havayı…

İstanbul’u, Rumeli’yi, Trabzon’u, Kırım’ı, Selanik’i, Avusturya’yı gezdi. Gördüğünü duyduğunu hissettiğini yazdı seyahatnamesine. Dinlendi hanlarında. Hocaları, âlimleri, dertli adamları yoldaş edindi kendine.  Bizim çocuğumuz da gezdi ona sunulan şehirlerde. İlk önce girdi sosyal medya denen şehrin dijital ve albenili kapısından. Kendilerine “youtuber” diyen rehberler eşlik etti onlara. Sonra instagram, facebook, twitter, vine yoldaş oldu bizim çocuğa.

Batı’nın sunduğu her şeyi kullanıyor diye kızamazsın ki çocuğa. O seçimdi ki yaşadığı çağı. Mümkün mü bu atmosferden etkilenmemek? Değil tabii ki. Binlerce yazı binlerce konferans var bu konuda. Çağımız çözüm değil değerlendirme, analiz çağı. Biz hâlâ sorunlarımızı sadece ortaya çıkartıyoruz. Çözüm şu demek o kadar kolay değil. Ekonomik, sosyal, kültürel, eğitim gibi daha sayamadığımız onlarca sebebin sonucudur bu sorun.

Savaşlar görmüş, Malazgirt, Mohaç, İnebahtı gibi onlarca savaş hikâyesi dinlemiş, gazilerle tanışmış, şehitlerin kahramanlık hikâyelerini dinlemiş Evliya Çelebi. Şehitlik ne güzel bir ölüm diye geçirmiş içinden.

Bizim çocuk da birçok savaş görmüş. Ve bizzat katılmış savaşlara. Öldükçe daha da hırslanmış. Bölüm geçmek için yatmamış geceleri. Karanlıkta daha iyi savaşıyormuş çünkü. Onun kahramanlığı seviyelerde belli oluyormuş.

Onlarca çözüm önerisi var biliyorum. Bir tane de ben sunayım sizlere: örnek olmak ve örnek şahsiyetler göstermek. Binlerce çocuğun abi diye peşinde koştuğu sosyal medya fenomenlerini görünce günümüzde örnek şahsiyetlerin olmadığını açıkça söyleyebiliriz. Bu çocuk kimi örnek alacak? Bir derdi ve davası nasıl olacak? Bunlar çözüm için bizlere ilk adım olmalıdır.

Evliya Çelebi yolculuğu sırasında bizim çocuğu görse ne yazardı seyahatnamesine acaba?

NURULLAH HATİPOĞLU

 

 

One thought to “EVLİYA ÇELEBİ VE BİZİM ÇOCUK”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir