KIZIL AY-MAVİ GÖKYÜZÜ

Yeryüzünde yaşanan Ay ve Güneş tutulmaları her yıl ortalama 2’şer kez gerçekleşir. Ancak dünya üzerinde bulunduğumuz konum gereği her tutulmayı net bir şekilde gözlemleyemeyiz. Geçtiğimiz günlerde nadir yaşanan ay tutulmasına şahit olduk.

27 Temmuz gecesi yaşadığımız tutulmayı nadir kılan sebep, Ay’ın, Güneş’e göre tamamen Dünya’nın arkasında kalması -Tam Ay Tutulması- ve buna bağlı olarak Ay’ın renginin kırmızıya dönmesidir. Bu sebepten Kanlı Ay Tutulması ismi verilmiştir. İşin ilginç kısmı şudur: tam olarak gölgede kalmış olan bir cisim nasıl görünebilir ve neden kırmızıdır?

Cisimleri görmemizi sağlayan ışıktır. Işığın yansımadığı bir cismi gözlerimizin görmesi mümkün değilken, Ay’ı görmemizin sebebi ışıkların kırılması ve saçılmasıyla alâkalıdır.  Yaşadığımız Ay tutulmasında Dünya’nın 1/4’ü kadar olan uydumuz, bir süre boyunca Güneş’ten mahrum kalmasına rağmen atmosferde kırılan ışıklar yoluna devam ederek Ay’ın görülmesini sağladı.

Güneş ışığı beyazdır ve tüm renkleri içinde barındırır. Dünya atmosferinin yoğunluğu ve saydamlığı, güneş ışığını avize kristali gibi renklere ayırır. Renkler, özelliklerine göre kırılır ve saçılır. Gökkuşağının en üstünde bulunan kırmızı, kırılmaya ve saçılmaya en dayanıklı renk olma özelliğine sahip olduğundan diğerlerinden ayrılır. Az bir saçılma ve kırılmayla Ay’a doğru hareket eder. Böylece Güneş görmeyen uydumuz atmosferde kırılan kırmızı ışığı alarak bizim Ay’ı görmemizi ve hatta kırmızı renkte görmemizi sağlar.

Beyaz bulutların süslediği gökyüzünün mavi görünmesi ise aynı sebeptendir. Mavi renk, kırmızının kararlılıkla yolunda ilerleyişinin aksine daha kırılgan bir yapıya sahiptir. Mavi ışık atmosfere girişinde diğer renklerden ayrılarak çabucak kırılıp etrafa saçılır ve gökyüzünü kaplar. Bu yüzden özgürlüğü ve sonsuzluğu anlatır. Gökyüzü, bulutlardan veya dumandan ötürü yoğunsa bu kez tüm renkler yoğunluktan aynı oranlarda saçılacak ve gökyüzü bize psikolojik tarafsızlığın sembolü olan gri olarak görünecektir. Gün batımında bulunduğumuz yer Güneş’ten uzaklaştığından atmosferde yollarını ayıran diğer renklerin aksine kırmızı renk tıpkı Kanlı Ay Tutulması’nda olduğu gibi ısrarla yoluna devam eder. Böylece gün batımı, kızılın en güzel tonlarıyla muazzam bir görsel şölen sunar.

Gökyüzünü anlatan şiirlerdeki kelimeler ne kadar çırpınırsa çırpınsın, fizik gökyüzünün mantığını nasıl anlatırsa anlatsın, gözlerimizi göğe çevirdiğimizde gökyüzünün bize verdiğini asla veremeyeceklerdir. Gece yıldızların ve ayın süsünü, gündüz bulutların arkasındaki mavinin özgürlüğünü, gün batımında kırmızının canlılığını gözlerimizden daha iyi anlatamayacaklardır.

YAHYA ATEŞ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir