KÜLTÜREL İKTİDAR

Ülkemizde bir süredir “kültürel iktidar” şeklinde özetlenebilecek bir mevzu tartışılıyor. Hazin ki, bu şekilde bir iktidar kurulamamasının üzüntüsü, siyasî alanda iktidar olup da, kültürel alan da olamamak kalıplarıyla değerlendiriliyor. Oysa bu iki alanın birbirinden bağımsız olarak değerlendirilmesi gerekir.

Siyaset istediği kadar sosyal hayata tesir etsin, kültürel kodları tamamıyla düzeltemez ya da zedeleyemez. Mühim olan oradaki nefes alma boşluğundan sıyrılıp, burada soluklanmaktır.

70’li yıllarda herhangi bir siyasî iktidar kurulamamışken, Yeni Devir isimli bir gazetede, Rasim Özdenören, Cahit Zarifoğlu, Atasoy Müftüoğlu, Akif İnan, Erdem Bayazıt, Cihan Aktaş, İsmet Özel, Ersin Nazif Gürdoğan, Ebubekir Eroğlu, İsmail Kıllıoğlu, Fehmi Koru, Alim Kahraman, Şakir Kurtulmuş, Arif Altunbaş, Ramazan Dikmen, Kadir Tanır, Avni Doğan, Ali Bulaç, Mehmet Ocaktan gibi isimler kültürel bir iktidar kurabilmişti. Öyleyse sıkıntı bizlerin üretememesinden kaynaklanmaktadır.

Bağımsız dergicilik ve sair kültürel faaliyetler imkânsıza doğru sürüklenirken, kültürümüzün de günbegün sermayenin emrine girdiğini göz ardı etmememiz gerekmektedir. Sermayeden sıyrılamayan zihniyetler de, kültürel iktidar oluşturamazlar.

Geçtiğimiz ay son sayısını çıkaran İtibar dergisi de böyle kapandı. Maddî zorluklar birçok dergiyi daha kapanmaya zorlayacaktır. Acaba dergiler gerçekten “hür tefekkürün kalesi” olarak kalacak mı?

ABDULLAH SABUNCU

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir