Mahbez

“Esirgeyen ve bağışlayan Allah’ın adıyla…”

 

“Neden bu isim?” diye sorduğunuzu ya da “Mahbez de ne demekmiş?” dediğinizi duyar gibiyim. O zaman başlayalım.

 

“Mahbez” kelimesinin kökeni “hubz” kelimesidir. “Hubz” kelimesi ekmek manasına gelmektedir. Mahbez ise ekmeğin üretildiği yer demektir. Yani ekmek fırını…

 

Bir insanın doğaya karşı verdiği, daha doğrusunu söylemek gerekirse insana karşı verdiği bu amansız savaşta hayatını idame ettirebilmesi için en önemli ihtiyaçlarından biri “karın tokluğu”dur. İnsan, diğer insanlara ve doğaya karşı o kadar zalimdir ki ayakta kalabilmesi için öncelikle ekmek fırınına uğraması gerekmektedir.

 

Hamuru oluşum evreleri ile birlikte düşündüğümüzde bir konu hakkındaki fikirlerimizden, tahlil ettiğimiz birçok yapıtın değerlendirmelerinden, müsbet veyahut menfi haklı ya da haksız tenkitlerimizden, doğaya, insana, yaratıcıya ya da boşluğa yani hiçe yazdığımız ve okuduğumuz şiirlerimizden bariz bir farkı olmadığını ilham ettik. Ekinler biçildi, tepkimelere girdi ve hamur oldu. Düşündük, kurduk, betimledik; taslak oldu… Son evreye yaklaştık. Son evre usta işi dedik.  Usta işi ya da ustalık yetisine haiz olma/olabilme işi, yani yanma işi…

 

Bizim amacımız tabii ki ekmek üretmek değil. Biz daha geniş, daha kapsayıcı, bir o kadar mütevazı bir yola Bismillah dedik. Amacımız, insanlığa, Mahbez’e sürdüğümüz fikirlerimizle yol göstermek, insanlığı bilgilendirmek, bilinçlendirmek ya da bu yolda yanmak…

 

İnsan ruhunu besleyen fikirlerin içimizi yaktığı, insanın insan olarak saygı duyulması gerektiğine ihtiyacımızın arttığı bu çağda, bir küçük nokta ile başlamak istiyoruz. Biz yanarak koyuyoruz noktaları, yanarak büyütüyoruz içimizdeki farkındalıkların attırdığı bu noktaları.

 

Aşk yanmaktır,

 

Yazmak yanmaktır,

 

Yazmak aşktır…

 

Aşk ile yanmak, yanarak yazmak, yazmaya âşık olmak… Düstur belli, usul belli, gâye belli…

 

İnsan, kendi içindeki nidalardan çağrı yapar yazı ile insanlığa, insanlık zalimliğin esaretinden yazı ile açar gözlerini mazluma. Yetkinlik kazandıkça insan daha derin yazar. Yazdıkça daha çok yanar.

 

Fikir fırınımız olan Mahbez’in tüm insanlara çağrısıdır bu:

 

Aşkla yazmak için, yazdıkça yanmak lazım.

 

Kemâl-i Kelâm başlar,

 

YANDIĞIMIZ YERDEN…

 

Süheyb Abdullah AKTAŞ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir