SUSKUNLUK SARMALI

1974 yılında, Alman siyaset bilimci Prof. Dr. Elisabeth Noelle Neumann, bir konu hakkında toplumun bir kesiminin rahatlıkla görüş belirtebilmesine karşın, başka bir kesimin niçin suskun kaldığını bir problem olarak düşündü ve bir gözlem yaptı. Gözleminde, insanların kişisel düşüncelerini oluştururken başkalarının ne düşündüğüne baktığını; kitle iletişim araçlarının egemen düşünceyi aktarırken, azınlık düşünceye daha az yer verdiğini; böylece egemen düşünceyi dillendiren insanların sayısının artarken, azınlık düşünceyi ifade eden insanların sayısında azalma olduğunu; bir kişinin kendi düşüncesinin düşüşte olduğunu fark ettiğinde, bu düşüncesini ifade etmeye daha az meylettiğini; netice itibariyle de bu durumun bir sarmala dönüştüğünü gördü. Neumann, çevresi tarafından saygınlığını korumak isteyen ve dışlanma riskini göze alamayan bu insanların şahsî düşüncelerini rahatlıkla söyleyememesi durumuna suskunluk sarmalı dedi.

Suskunluk Sarmalı’nda temel nokta toplumdan dışlanma korkusudur. Çünkü egemen görüş, kendisi gibi düşünmeyeni dışlayacağını açıkça söyler. Birey de kendince “önlem” alır ve konformizme kayar. Böylece kendi düşünceleri konuşulduğunda çekinmeden konuşur; tam tersi durumlarda ise kabuğuna çekilir ve belki savunmadığı fikirleri savunma yanlışına düşer.

Suskunluk Sarmalı bir toplumun bulunduğu her zamanda öyle ya da böyle var olmuştur. 70’li yılların sonlarında da bilimsel olarak teorileştirildiğini görüyoruz. Ülkemizde bu durumun son sekiz yılda çok daha belirgin hâle geldiğini söyleyebiliriz. Farklı bir düşünce tarzı gösterince derhâl, “terörist”, “işbirlikçi”, “ajan”, “Batı uşağı”, “vatan düşmanı” gibi nitelemelere maruz bırakılan insanlarımız var. Son yıllarda bunlara “Fetöcü” yaftası da eklendi. Böylece toplumumuzda doğru bildiğini (hatta doğru olanı) dahi söyleyemeyen geniş bir grup oluştu. Koca koca şirketler tarafından yapılan anketlerde ve seçim sonucu tahminlerinde bu durumun sağlamasını yapabiliriz. Çünkü tonlarca para harcayıp hiçbir net sonuca ulaşamıyorlar. Dahası son seçimde bir araştırma şirketi başkanı, sonucu aslında öngördüğünü fakat kendisine yakın görüş barındıran insanlarca linç edilme tehlikesi olduğu için onların hoşuna gidecek bir tahmin açıkladığını söyledi. Daha ne kadar alçalabiliriz, bilemiyoruz.

Altımızdaki buz kütlesi çatırdamaya devam ediyor.

Abdullah SABUNCU

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir