TEHLİKENİN FARKINDA MISINIZ?

Euro-İslâm: Batı kültürüne uygun yaşamanın ÇAĞRIsı, başrolde Anthony Quinn deseydim tüyleriniz diken diken olurdu lakin bu farklı, Martin Luther…

Luther’i biraz tanıyalım:

Luther, 1483 yılında dünyaya gelmiş Alman bir teolog. Avrupa’da dönemin Hristiyanlık anlayışına karşı çıkmış sonra Papa Onuncu Leon tarafından aforoz edilmiş bir rahip. Hristiyanlığın reforma ihtiyacı olduğunu savunan Luther, Protestanlık mezhebinin kurucusu.

Luther’in Hristiyanlık üzerine uygulamak istediği reformist hareket, sosyal, kültürel ve bilimsel gelişimlerle dinin kilisede kalmasına, tüm ortak alanlardan çekilmesine ve kişiye “bireysel dindar” olma sonucunu inşa etmiştir.

“Bireysel dindar” kişi toplum içerisinde aldığı roller sonucunda mevcut sosyal ve kültürel gelenekleri yıkmış ve sekülerliği inşa etmiş, çeşitlenmiş kültürlü yaşam tarzına hoşgörüyü ilke edinerek hayatını idame ettirmeye başlamıştır. Günümüz Avrupa toplumunun ferdî düşünce yapısı böylece kurulmuştur.

İslâm Coğrafyası’ndan Avrupa’ya göç eden Müslüman kardeşlerimiz ise böyle bir toplumda öncelikle kendi kültürlerine aykırılığı fark etmiş, ardından yaşanabilirliğini sorgulamaya başlamıştır. Avrupa’da artan Müslüman nüfusyeni kavramlar türetmeye başlatmıştır:

Euro-İslâm veya Avrupa İslâmı.

Avrupa İslâmı kavramı çerçevesinden İslâm, daha modern ve seküler olmalıydı. Çünkü Batının korku ütopyaları ki bunlar çoğalan Müslüman nüfusun Avrupa’ya hakim olacağı, yoğunlaşmış Müslüman nüfuslu bölgelerin şeriat ile yönetime tabi olacağı hatta Fallaci’nin tabiri ile Avrupa artık Avrupa değil. O “Eurabia” bir İslâm kolonisi.gibi bu Müslümannüfus artışlarını gündemde tutarak “Avrupa Duyarlılığı” yaratmaktaydı. Küreselleşen dünyanın demokratik ve insan hakları kılıcı Avrupa böyle ütopik bir korkuya sebep olan tüm şartları ortadan kaldırabilmek için ne yapmalıydı?

Euro-İslâm

Tarih 18 Mart 2005 Amina Wadud imamlığında ilk kez bir kadın tarafından Cuma namazı kıldırıldı…”

“Tarih 20 Mart 2005 “Feminist Müslüman Kadınlar” Camii açılışı. Camiye sadece kadınların girilmesine izin veriliyor…”

İnsanları İslâm adına dışlamayı haklı çıkarmaya çalışanlar, İslam’ın temelinde Allah yoluna davet felsefesi olduğundan habersizler. Eşcinsel bir imam olarak, Müslümanlığım ve cinselliğim birbirleriyle barıştı. diyor eşcinsel imam. Eşcinselliğin İslâm dininde yasaklanmış olduğunu ve bir kavmin eşcinsellik sebebiyle helâk olmuşluğu bilmiyormuşçasına

Luther’in reformist hareketinin getirileri gibi eğer Müslümanlar da Avrupa’nın bu kültürel yapısına ayak uydurabilirse sorun ortadan kalkmış olacak, Avrupa’da Müslüman kültürü eriyip nesiller geçtikçe yok olacaktı. Nitekim günümüz Avrupa’sına baktığımızda “Avrupa İslâmı, “Fransa İslâmı vb. kavramlar ile Müslüman kimliğindeki değişimlerini gözlemlediğimizde, İslâm kültüründen uzaklaşıldığını, cemi olmak yani tevhid şuurunun kaybolduğunu ve Protestan mezhebinin Hristiyanlığı kilisede bıraktırması gibi “Bireysel Dindar” kişiliğin Avrupadaki Müslüman kimliğine empoze edildiğini görmekteyiz.

Bakara Suresi, 43. Ayet: “Namazı kılın, zekâtı verin, rükû edenlerle beraber rükû edin.”

Vesselâm! Tehlikelinin farkında mısınız sayın okur?

SÜHEYB ABDULLAH AKTAŞ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir