VEBA SALGINI, İBN HALDÛN ve KORONAVİRÜSE DAİR

 

İbn Haldûn, 749/1348 yılındaki veba salgınında anne ve babasıyla hocalarından bazılarını kaybettiği nakledilmektedir. Kendisi de hâtıratı olarak bilinen et-Ta’rîf’te babasının vefatının bu şekilde olduğunu kaydetmektedir.

Dönemde yaşanan veba salgınının birçok ölüme sebebiyet verdiği gibi toplumsal ve sosyal yapıda ciddi değişimlere sebebiyet verdiği anlaşılmaktadır. Bu durum, İbn Haldûn’u meşhur tarih eseri olan Kitâbu’l-İber‘i yazmaya sevk eden etkenlerden biri olarak zikredilmektedir.

“Gerek Doğu’da gerekse Batı’da büyük veba salgını, umrânın (medeniyetin, bütün yönleriyle insanlığın kazanımlarının) birçok iyi şeyini kendisi ile birlikte götürerek büyük bir yıkıma yol açmıştır. Bu olaylar sonunda, sanki “eski dünya çökmüş, yeni bir dünya yaratılmıştır.”

Tarihin konusu “belli bir çağa veya belli bir insan topluluğuna (cîl) ilişkin özel haberler” olduğuna göre bu yeni dünyanın ve yeni şartların sistemli bir betimlemesini yapacak olan yeni bir tarih eserine, ihtiyaç vardır.

İşte İbn Haldûn özel olarak Batı İslâm dünyası ile ilgili olarak bu ihtiyacı karşılamak üzere, Kitâbu’l-İber‘in ortaya çıktığını söylemektedir.” (Arslan, İbni Haldun, s. 36.)

Böyle bir zeminde İbn Haldûn’u tarih yazıcılığına sevk eden en önemli nedenlerinden birinin kendi toplumunun ve çağının fotoğrafını çekmek, o dönem için ‘yeni’ diye nitelendirilebilecek küresel gelişmelerin analizini yapmak olduğunu söyleyebiliriz.

Belli ki o dönemin şartlarında meydana gelen veba salgını ile dünya bir yıkıma maruz kalmış; yeni bir sürecin içine sürüklenmiştir.

Bugün de COVID-19 olarak bilinen Koronavirüs öyle anlaşılıyor ki insanlık için ‘yeni bir zamanın başlangıcı’ mâhiyetinde olacak.

İnsanlık tarihi yeni bir tarihi kırılmanın eşiğine gelmiş görünüyor…

Bütün yönleri ile hayata dair her ne varsa yeni bir kurguya göre şekillenecek. Olup bitenler, yazılıp çizilenler toplum yapısına, sosyal hayata, kültür ve sanata ilişkin köklü değişikliklerin yaşanacağını söylüyor. Kitlesel yalnızlıklar artacak.

İbn Haldûn, tarih yazmak için çıktığı yolda Mukaddime diye anılacak bir girizgah yazdı, o günden bugüne bir yol açtı. İnsanlık için önemini koruyan, hala yeni sayılabilecek hala sıcak gündemler olabilecek türdendi söyledikleri.

“Geçmişler geleceğe, suyun suya benzemesinden daha çok benzer.” deyişi küllî kaide olarak kabul edildi.

Bundan sonrası için gün görmüşlüğü ile neler söyleyeceğini yaşayıp göreceğiz. Kehanet değildi söyledikleri; insanı ve ahvâlini betimliyordu.

Tabii, İbn Haldûn’a benzer yetkinlikte münevverler çıkarsa yarınları daha iyi görebilir, geleceğe dair hazırlıklarımızı daha sağlıklı yürütebiliriz belki.

Fatih Muhammed ÇAKMAK

 

2 thoughts to “VEBA SALGINI, İBN HALDÛN ve KORONAVİRÜSE DAİR”

  1. Fatih kardeşim eline sağlık. Herkesin oturup beklediği bir dönemde okumak önemli bir iş. Ancak bakalım corona yeni ibn haldunlar üretebilecekmi. M.Görmezin Musibetleri okuma ile ilgili konuşmasını da dikkate alınca inşaallah Corona beklemediğimiz hayırların çıkmasına vesile olur inşaallah. Allah ümmeti Muhammedi her türlü bela,musibet ve salgın hastalıktan muhafaza eylesin. İnsanlığada hidayet nasip etsin.

  2. Fatih Hocam, malum salgının, yeni bir kırılmanın başlangıç noktası olduğu aşikar, fakat bu kırılma bilhassa müslüman toplumlarda -inşaAllah- “bütün plan ve projeleri alt üst ederek” silkelenmeye, nimetin şükrünü eda etmek adına farkındalığın artmasına, dolayısıyla mevcut müslüman profilinin “iyileşmesine” vesile olacaktır/olmalıdır diye düşünüyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir