YORGUNLUK TOPLUMU

Çağımızın birçok ismi vardır. Bilişim ve teknoloji çağı bunlardan biridir. Aynı zamanda bu çağa yapay zekâ çağı veya uzay çağı adı da verilir. Ancak sosyolojik ve psikolojik bağlamda bu çağ hız, depresyon veya memnuniyetsiz çağ veya toplum olarak da nitelendirilir. Bu nitelendirmelerden biri ve önemli olanı ise “Yorgunluk Toplumu”dur.

Kore asıllı Alman Felsefe Profesörü Byung-Chul Han Yorgunluk Toplumu (2005) adlı çok da hacimli olmayan eserinde günümüz psikolojik sorunlarının geçmişe göre farklılık gösterdiğini, her çağın kendine özgü psikolojik hastalıklarının bulunduğu, çağımızda ise bu hastalıkların “yorgunluk, uykusuzluk, unutkanlık, tembellik, stres, dikkat dağınıklığı” gibi rahatsızlıkların olduğunu vurgulamaktadır. Ayrıca Chul Han, Foucault’un 18. ve 19. Yüzyılları toplumları “disiplin toplumu” tanımının yerini günümüzde “performans toplumuna” bıraktığını ifade eder. Kapatılma alanları ise artık akıl hastaneleri, hapishaneler değil alışveriş merkezleri, spor salonları, gibi beden aktivitesine dayanan eylemlerdir.

Kitabın temasını oluşturan ise günümüz dünyasının 18. ve 19. yüzyıllarda olduğu gibi negativite değil pozitivite toplumlardan oluşmasıdır. Negatif toplum yapısı insanların statülerinin kesin olarak belirli olduğu ve herkesin kendi işini yaptığı sınır ve disiplin toplumunu imler. Pozitif toplum ise konumlanmanın karmaşık olduğu, bireye pozitif unsurlar aşılayarak bireyin her şeyi yapabileceğini, bir iş yaparken diğer bir işin de üstesinden gelmenin kolay olduğu ve bunun empoze edildiği bir toplumdur. Disiplin sınırlarını aşan birey artık itaatkâr bir özne değil, performans öznesi hâline gelir. Kişi baskının ve empozenin bu kadar yoğun olduğu zamanlarda, kendi sınırını aşıp diğer bir edimi icra etmek istediğinde ise birçok olumsuzlukla karşılaşır. Bir diğer edimi yapamadığındaysa suçlu olarak kendisini görür. Suçlamak neticesinde kendimizi tembel, uyuşuk ve yorgun olarak hissetmemize, fiziki olarak güçten düşmemize neden olur. Ayrıca dikkat eksikliği ve odak kaybı problemlerini beraberinde getiriyor.

Çağın adı pek de önemli değil. Edilgen bir hâlde Batı modernitesi tarafından belirlendiğimiz şu günlerde aynı rahatsızlıktan mustarip birçok insanımız mevcut. Kitap yorgunluklarımızın teşhisi ve rahatsızlıklarımızın neden olduğuna dair bir çıkış yolu sunabilir. Han kitabında Zen meditasyonu öneriyor. Acaba bizim meditasyonumuz neydi? Bunu hatırlayabilirsek etkilerin çoğunu azaltabiliriz.

AHMET ÖZDEMİR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir